Briketten yapılan bir ev inşaatında kamyonetten briket indiren iki kişi
Temsilî görsel

Tesis kurmayı düşünen birinin makineden önce düşünmesi gereken şey, ürettiği briketi kime satacağıdır. Makine malı üretir ama parayı müşteri getirir.

Bizim müşterilerimizin satış çevresi genelde dört gruptan oluşuyor. İlki ve en büyüğü müteahhitler. Bir apartman ya da site inşaatı binlerce briket ister ve iyi bir müteahhitle kurulan ilişki yıllarca sürer. İkincisi yapı marketler ve malzeme bayileri. Onlar düzenli ama daha küçük miktarlarda alır. Üçüncüsü yerel halk: evine bir oda ekleyen, bahçe duvarı ören, ahır yapan insanlar. Tek tek küçük görünürler ama bir kasabada toplamları azımsanmayacak kadar çoktur. Dördüncüsü de belediyeler.

Belediyeler ve kamu işleri konusunda şunu söyleyebiliriz: ihaleye girip iş alan çok müşterimiz oldu. Bu işler genelde site konutları ve yol kenarlarındaki parke taşı kaldırımlar oluyor. Bu yüzden makinenizin briketin yanında kilit parke de basabilmesi önemli. Aynı makinede kalıp değiştirerek iki ürünü de üretebilmek, hem özel müşteriye hem de kamu işine girebilmek demek.

Kendi şehrimizden bir örnek de verelim. Hatay’daki deprem yıkımından sonra bölgede çok sayıda inşaat başladı ve brikete olan ihtiyaç bir anda büyüdü. O dönem yakından gördük ki inşaatın hızlandığı yerlerde briket her zaman aranan bir malzeme.

Yurt dışından bize en çok sorulan şeylerden biri de Afrika’daki ya da Orta Doğu’daki pazarın farklı olup olmadığı. Gördüğümüz kadarıyla pek farkı yok. Türkiye’deki ve Afrika’daki fabrikaların üretim modeli de müşteri çevresi de aynı: müteahhit, malzeme satıcısı, kendi evini yapan halk ve kamu işleri. Ülke değişiyor ama briket alan insan değişmiyor.

Tavsiyemiz şu: makineyi sipariş etmeden önce bölgenizdeki birkaç müteahhitle ve malzeme satıcısıyla konuşun. Kimin ne kadar briket aldığını, kimden aldığını ve neden memnun olmadığını öğrenin. Satacağınız yeri bilerek başlayan tesis, ilk günden bir adım öndedir.

Tüm Makaleler