Masada gider ve üretim defteri, pencereden görünen briket sahası
Temsilî görsel

Yıllardır makine kurduğumuz firmalarda sık karşılaştığımız bir şey var: birçok yatırımcı, kurduğu işletmeyi kısa süre sonra güvendiği birine — bir ortağa, bir çalışana, bir akrabaya — teslim edip kendisi yeni bir işe atılıyor. Mantıklı geliyor, elinde büyüme fırsatı varken tek bir işe bağlı kalmak istemiyor insan. Ama bu hikayenin devamını da çok gördük: aradan bir süre geçip geri döndüğünde işler hiç beklediği gibi gitmemiş, güvendiği kişi parayı gelişigüzel harcamış, elinde ne kazandığına dair net bir tablo bile kalmamış.

Burada mesele çoğu zaman o kişinin kötü niyetli olması değil. Dürüst biri de olabilir. Ama iş, çalışanın değil, yatırımcının işidir — bu farkı unutmamak lazım. Başkası sizin kadar dikkatli davranmaz, çünkü kaybedecek olan siz olursunuz, o değil.

Bizim gözlemimiz şu: işinizi en iyi siz işletirsiniz. Ama bu, her gün fabrikada durmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Asıl yapmanız gereken, gider kalemlerini, girdileri, üretimi düzenli takip edebileceğiniz basit bir sistem kurmak — uzaktan da olsa neyin ne kadar harcandığını, neyin ne kadar üretildiğini görebilmeniz lazım. Böyle bir sistem olmadan işi tamamen bir başkasına bırakmak, çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor.

Kısacası, güvenmek yanlış değil. Ama güvenip de takip etmemek, kendi işinizi şansa bırakmak demek.

Tüm Makaleler